Aşk Acısıyla Baş Etmek

By | 12/14/2008 6 comments


Herkesin başına en az bir kez aşk acısı geldiği için, aşk acısıyla baş etmenin yollarını herkes bilmek ister.
Bu ulvi bilgiye ulaşmak için öncelikle aşk acısını tanımlamak gerekir.



Aşk acısı : Böyle içinizde bir yerde etinizden et kopuyor gibi hissettiğiniz andır ve bunun sonsuza dek süreceğini zanneddersiniz. Fakat kuzum bu aşk acısı denen illet aslında kimyasal bir hadise. Seratonin bağımlısı olmuş hücrelerin, aşığın ilgiyi alakayı kesince “yok mu bize mutluluk” diye bağırmaya başlıyor. Korkma! Kısa bir zaman içerisinde , ki bu süre İsveçli bilim insanlarına göre 21 gündür, biçare hücrelerin durumu kabullenecek ve bağırmayı kesecekler. Ete gelince o hali hazırda kopmuş olacağından, ortada yara sızıntısından başka bir şey kalmayacak.


İlk 48 saat: Ey sevgili dost, ey gönül insanı! Şayet gerçekten ayrılığının ilk 48 saatinde, “aşk acısı” diye gogıllatıp bu metne ulaştıysan, önünde saygıyla eğiliyoruz. Bu ilk 48 saat çok önemli, erken müdahale de pek çok genci kurtarabiliyoruz.
Merak etmeyin efendim, ölmediniz. Dünyada aşk acısından ölen insan sayısı, emin olun ki eşekten düşerek bir yılda ölen insan sayısından daha azdır. Gerçi bu konuyla ilgili gogılda bi istatistik bulamadık. Bulursanız bize gönderin.


İlk 48 saat için tavsiyelerimiz şu şekilde:
· Onu aramayın. Bunu ilk madde olarak yazıyorsak bi bildiğimiz var. Cep telefonu mutfak rafına, ev telefonu rahatlıkla fişten çekilebilir. Facebookmuş, msn miş bırakın bu işleri.
· İçip unuturum demeyin, alkol içeride ağlaşmakta olan hücrelerinizdeki son suyu da emecek, içinizi kurutacak, haliyle birinci maddeyi atlamanıza sebep olacaktır. (henüz alkolmetresi olan telefon icat edilmedi, bu talebi japonlara ilettik. Onlarda böyle bi duygu durumu olmadığından çok abes karşıladılar.)
· Onu aramayın. Bunu üçüncü madde olarak yazıyorsak bir bildiğimiz var. Bu sadece kendinizi çok daha çaresiz hissetmenize yol açacak. Halbuki büyük ihtimalle sizi terk eden o zerzevat, çok da matah bişey değildi. (neticede brad pitti angelina jolie’ye kaptırmış değilsiniz. El naapsın?)
· Acı çekmek de bir sanattır. Çektiğiniz acıyı üretime dökün. Atkı örün, makrome işleyin, duvarlara boya atın.
· Hiçbişey yiyemiyorsanız, çorba için.
Newer Post Home

6 vatandaş cevab hakkı kullandı :

Ah cenifııır! sen napmıştın acaba aramış mıydın hiç bredi?

pixie said...

Peki, eski sevgiliden kalan esyaları ne yapalim? Bu konuda bizi aydınlatırsan çok seviniriz.

sacma said...

çarşaflar için diyorum,

sokaktan yavru bir kedi alıp üzerine koyarak, hayvanın o çarşaflar üzerinde nasıl ibadet eder gibi sıçtığını seyredebilirsiniz. sonra çarşafları şerefiyle atıp kediyi dilerseniz sahiplenebilirsiniz. ben arif'i de (kediyi) atmıştım. arif gibi sıçıyodu şerefsizim. geriye de hepi topu bi ben kaldım. süper oldu.

Deniz said...

mahahaha... ben o kedileri hiç atamadım ulan. bu sebeptendir, ya da başka başka sebeplerdendir ki, evde üç (sayıyla 3) kedi var.
kedi çok fena şey bakın, eroinden beter, esrardan kuvvetli. bağımlılık, hastalık.
kedi gibi adam next enrty olagelsin hatta.

sacma said...

kedi sevmeyen nolsun. ne iyi, ne hisli, ne gerçek bir yaratıktır o. ama yavrıcakların tüyü var, maması var, boku var. kendime bile bakmıyorum ben bazı, öldürürüm diye korkuyorum. daha çok başkasının kedisini seviyürüm. özellikle sahibi görmezken ayrı pis seviyorum. nırı nıy

sacma said...

http://www.flickr.com/photos/davidliong06/sets/72157594329275408/ elalemin linkini afişe ediyorum valla