Peki Hangi Möble Adam?

By | 4/09/2009 16 comments

Memleketin erkek popülasyonunda anlaşılan möble cinsinin oranı %30 ila %40 arası. Nerdeyse akpnin tabanına tekabül ediyor. Haliyle "Ben made in italy bir armuar -ne demek bilsem içim yanmıycak- takımıyım" diyen adam da oluyor "Möble adam upgarade edilebilir mi?" diye soran bacı da. Sağolun, var olun, yine uzun araştırmalar, yine detaylı gözlem, CSI NY inceliğinde deneysel ortam sonucu damıttığım bilgilerimle burdayım.


* İtalyan Möblesi Adam: Bir möblenin haslığını anlamanın en temel yolu, üretim mekanını incelemektir. Ailesi, möble konusunda bize ciddi ipuçları verir. Soyağacında arsızlık, görgüsüzlük ve hodbinlik olan adamdan maalesef, sağlam möble çıkmaz. İstediği kadar Mia Casa etiketini sallasın, sakın ciğere kitlenen kedi gibi hayallere dalmayın. En nihayetinde bir gün, hatta tarih de vereyim tam olsun, nikahtan hemen sonra bir pazar sabahı, "Güne fresh portakal suyum olmadan başlayamadığımı bilmiyor musun?" diye söylenmeye başlayacak ve bu arada lekeli donunun pijamasından taştığını fark etmeyecektir bile. Bu adam sağlayabildiği tüm lüks ve gösterişe ramen her zaman pahalıya patlar. (2000 Avrodan başlıyo, allahsız!)


* İstikbal Adam: Kim ne derse desin, bunun kendisini bileni bence daha bir makbüldür. Köyünü köylüsünü yadsımaz en nihayetinde, anacığının tarhana kokulu elini öper felan. Şaka bir yana, katır misali sağlamdır bu cins, dar güne, hastalığa, yılların ağırlığına dayanıklı. Kendisinden portatif, daha işlevsel bi model üretilemez belki, en fazla fazla modaya uydurulabilir. Döşemeyi değiştir, üstüne yastık düşün, yanına soft aydınlatma koy, üstüne Chagal reprodüksyonu as. Nerden baksan yıllar süren emek ve prodüksyon masrafı demektir İstikbal adamı değiştirmek; imkansız değil ama "ya rabbi, gençliğine kastın mı var kadın?" diye sorarlar. (Nalet olsun içimdeki anaçlığa!)


* İkea Oğlan: Apartman bebesisidir bu, yanlış olmasın. 40'ına da gelse, aynı oyuncaklı, aynı haylaz, aynı dandik... Tasarımla göz doldursa da, kısa süre sonra ucuza gelsin diye çakma malzemeyle üretildiği anlaşılır. Fazla değişikliğe, taşınmaya gelmez, derhal şakülü kayar. Alanis ablanın "temporary arangements" dediği türden, geçici heveslerin möblesidir. Her türlü özentiliği de bekle öte yandan böylesinden; iki ay clubbing, üç ay manga, "Abi benim Londra da yaşamam lazım, burda kimse beni anlamıyo yaeaa" havaları... İkea oğlan zengin gösterir ama adamı sefalete sürükler.


* Antika Adam: Ya işte bu kullanmayı bilene, on numara bi heriftir ayıptır demesi. Ajda'nın pek eskilerden,"Sevdiğim Adam" şarkısını hatırlayalım; "Sevdiğim adam çok renklidir, içki içer egoist, vazgeçemem ben hiç ondaaan". Yemek yapar, gönül alır, çapkındır, şaraptan anlar, giyinir, gezer, gezdirir. Lakin ve lakin yaşını almıştır, çok kalıplıdır, kıpırdamaz, toz tutar, hiç değişmez ve her zaman ağır kaçar. O ince tepeden bakışlar altında yaşayacak kadının en az iki kilo ta..ak yapması lazım gelir. Çapkınlıksa bu modelde default gelir; Üstünden çok hanımlar geçmiş ve geçecektir aklınızda bulunsun. İster yatıya, ister çaya, antika adam işini fazla iyi bilir.


Velhasıl kelam, ben "Möble Adam'la evlenilir" derken, bedava hediye çeki dağıtmış değilim kimseye. Nerden alırsanız alın, bedellidir erkek milleti. Yine annemden gelsin de, laf bağlansın madem;


Evlilik dediğin keçiboynuzu gibidir,

Bi damla bal tatmak için,

Bi ton odun kemirmek gerekir.

Newer Post Older Post Home

16 vatandaş cevab hakkı kullandı :

genç kızların görmüş geçirmiş akıl ablası ayşe arman da böyle listeler sıralayıp dururdu. sonra biliyosunuz 30dan 35e doğru yol almaya başlayınca bi tabure adamla olayı kapatmak durumunda kaldı. möble ne kelime.

Deniz said...

ben ayşe armandan komiğim şimdi, yukarda allah var.
kaldı ki ayşe ablanın oturduğu tabure, dubaide havuzlu bi villa, boğazda bi daire ve afedersiniz daha kimbilir ne haltlara tekabül etmekte.
kiminin ters çevirip oturası gelir,
o derece:)

sacma said...

ayşe erman da erman toroğlu da bok yesin isterlerse beraber bile yiyebilirler, bize ne.

hem şu evlilik mevzubahisini değiştirelim, yaz geliyo ya, tek gecelik fanfinlerimize dönelim, eğlenceli anılara geçelim. -haddime diğil ama : )

Deniz said...

fanfinfon seksidon vardı bi, nooldu ayol cartel'e?
alanmacı seksi...ofof:)

sacma said...

ben fedonu özledim

Durumu kavramış bulunup teşekkür ediyorum. Okur okumaz evde ne varsa boşaltıp, şiltede falan uyuma gazına geldik, ne var ki mal canın yongasıymış gerçekten, kıyısı köşesi dökülene cilası çizilene kadar dursun kararı aldık. Beyninize, araştırmanıza, gözleminize sağlık, ohhh.

ceydi said...

kotunun iyisini sececegiz o zaman mecburen. peki bunlardan hangisini tavsiye edersiniz?

bu konularda adeta bir profesör, adeta bir 'konunun uzmanı' olduğunuzu kim inkâr edebilir.

This comment has been removed by the author.
This comment has been removed by the author.
bilal said...

uzakdogu gonul ilminde tao yolunda simdi hatirlayamadigim bir zaman diliminde yasamis olan unlu dusunur buyuk ustat lao tzu'nun odunist felsefesine gore; "bir kimse, bu gokkubbenin altina ne varsa hepsinin sel cukuru olursa gercek kadim fazileti cok olur ve boylece o da yontulmamis odun olma mevkiine ulasir (bir nevi nirvana)" -anlamayanlar icin ac parantez,aciklama bir sonraki cumleden basliyor,kapa parantez- simdi aslinda amca soyle demek istiyor; yontulmamis odun, potansiyel olarak her turlu kap turlerini yapabilme kabiliyetine sahiptir. yontularak bir sekilde belirli bir kap olusturur. ve sadece olusturulmus oldugu o kabin gorevini ve yeteneklerini uygulayabilir. burada kap cesitleri icin senin kullandigin italyan, istikbal, ikea ve antika kullanilabilir ve hatta bu ornekler istege gore cogaltilabilir. ama bunlarin hepsini icinde barindiran aslinda "yontulmamis odun"dur. cunku istedigin yahut isimlendirdigin her turlu kabi bunyesinde barindirir. bir nevi insan-i kamil'dir yani kutsal insan..! kutsal insan "en buyuk yontmanin, yontmamaktir" gercegini bilir ve butun kaplarin hakimi oldugunu bilir ona gore yasar. her turlu kullanima uygun olan ve yetenekli olan kutsal insan yontulmamis odun butun kaplarin efendisidir. gercekten de yontulmamis odun tum kaplarin muhteviyati ana unsuru olan agac'a en yakin olandir. agac her ne kadar odunun atasi, tillahi, feristahi ya da rabbi olsa da mesele agac olmak degil meyve vermektir. simdi bu aciklamalarin 100 mumluk ampul aydinliginda 1024x768pixel cozunurlugunde senin sorunsalina gelecek olursak havvakizlarinin ihtiyaci olan her nekadar inkar etseler de yontulmamis odundur! moble falan sovenist bir yaklasimdan ote degildir... :)

Deniz said...

"kızlar öküzü sever" felsefesine ulaşmak için uzakdoğuya gidip gelmeye gerek yoktu ayol. şurdan etilere çıksaydın yeterdi bilal kardeşim.
biz şoven değiliz; kültür vasıtasıyla ulaşıp, çeşitliliği kutsiliyoruz.

bilal said...

okuz de onlari sever kesin buna suphe yok ama ve lakin; benim vurgulamaya calistigim ve dikkatinizi sundurmek istedigim konu bu felsefenin otesinde "gerceklik"te idi. goruyorumki pek bi basarisiz olmusum :( yoksa kizlarla bir alipveremedigim yok gayet iyi alisverisler halindeyiz :P sadece istenenin bir komplike oldugu ve bunun ancak yontulmamis odunda mevcut oldugu gercegini yuksek sesle ayyuka cikarma gafletimdi. (bakiniz ; benim annem hem doktor, hem asci,...,hem ayakkabi baglayici... :)) cesitliginize saygi duydugumu da dile getirmeden rahat edemiciim :)

Deniz said...

e madem olay odunda bitiyor, ben kapatıp gideyim buraları. dağılın la vericek tavsiye kalmadı!! destinasyon "tek bir ağaç gibi hür, bir orman gibi orgy."

bilal said...

odunluk herkesin dogasinda default olarak geliyor ama baki kalamiyor kalmiyor :) sen yorma kendini tavsiye verecegim diyerek, sen yaz alan alir alamayan icin fazla yapacak bisey yok kendi sadrazam gonlu bilir. ve senin de elinden cok bisey gelmedigi durumlar olur; tohumlar fidana, fidanlar agaca, agaclar ormana yani yapacak bisey yok :PpPp

Anonymous said...

hahaha çok seksi