Cihangir Erkeği (Yöresel Lezzetler 1)

By | 11/02/2009 20 comments



Cihangir eskiden bağlık bahçelikti. Bu dediğim çok eski tabii; Fatih'in oğlu Cihangir, vaktiyle burdaki bağ bahçede Türk sanat musikisi sanatçısı gibi dal koklaya koklaya gezerken, Boğaz manzarasına bakarmış. Müstesna semtimiz adını, işte bu romantik şehzadeden almış.


Ben kente düştüğümde, Cihangir çoktan dersaadet entelijansına yataklık etmeye başmış, Cihangir erkeği de romantikten arızantrik (arızalı - egzantrik) üst kimliğe evrilmişti. Kimler yoktu ki yarebbim, yöresel manyak seçkisinde? Rock starından çizerine, sinemacısından solcu şairine türlü art-ist kafası, reklamcısı, goygoycusu, frankafonu, travestisi, zorro kostümü giyen bakkalı, gayi, gayimsi çakalı...


Koca bir memleketin sanat sepet işini çıkartırken, allah ne verdiyse itişen bu erkek türünün alt segmentasyonları incelemekle bitmez efendim. O yüzden göz alabildiğine genelleyeceğim; 4 temel modelde incelememiz aşağıdadır. (Bu blogdan sonra cihangir sokaklarında meşale ve tırpan ile kovalanacağımı tahmin ediyorum. Ya da scooter ve boş bira şişesiyle...)


Biiir ) Marketing Kurbanları: Son yılların gözde sporu, "Cihangir'de onenight standleme" hikayelerinin büyüsüne kapılmış adamdır bu. Ağızdan ağza, adeta domuz gribi gibi yayılan "cihangirde hatunlar teklif ediyormuş" marketingiyle, çılgın partilere koşmuştur. İş bu sebeple her ay, Akyolda bir apartmanın kalorifer kazanıyla paylaştığı dairesine 1500 lira bayılır. Kazan kira ödememekte ve / fekat duvarlara spreyle yapılmış dandik stensıllarla birlikte, eve bienal havası vermektedir. Virale kanan adam, mumuşa koşmuştur belki, bu onun sürekli çeşitli artistik procelerle para kırmayı planlamasına engel değildir. Firuzağa kahveye oturup, 8 çaya katık kaç proce bitirir (kafada), aklınız durur.



İkiii) Online Taşkafalar: Her nevi kreatif üretimin cefasını çekmek üzere tasarlanmış teknik adamlardan oluşan depresif bir topluluktur. Kazandıkları parayı yiyecek vakit bulamadıklarından içmek, çekmek, hatta bazen burna itelemek zorunda kalırlar. Onun dışında duş hariç her yerde, kucaklarında kağıt inceliğinde ve kuğu beyazlığında bi laptop oturur. Yaşandığı anda nettedirler lakin çet, tvit, feysbuk, citalk dışı insani iletişim becerileri pek gelişememiştir. Kikide japon gözlerle etrafı radarlayan ve Gerekli Şeyler'den "acı çeken/kıyafetleri yırtılmış/manga/liseli kız" oyuncağını evine alan adam bu cemaata mensuptur. Gizli cemaatlerinin iki temel sembolü; kemik çerçeveli gözlük ve beyaz (ya da tercihan su mavisi) scooterdır.



Üüüç) Semi-h-Ünlüler: Bak Semih, on küsür yıl önce çıkardığın albümü, oynadığın ağalı diziyi, kominist derginin köşesine dobraladığın yazıyı, kısaca seni, pek çıkartamadım. Elbet şu güzelim fri seks cumhuriyetinde sana da verecek birileri çıkacak, neden olmasın? Lakin bu yaşlı ve mesleksiz olduğun gerçeğini değiştiriyor mu ha? Yeni çıkardığın singılda sözlerin kuburda ve bizzat kubura yazıldığını, deri pantolununla ancak jim morrisonun sağ ta.ağına benzediğin gerçeğini, usumuzdan siliyor mu? Elinden geçtiği idda olunan kadınların ve şu an ünlü eski dostların hikayelerince üzüyorsun beni Semih. O kadar üzüyorsun ki seni düşündükçe sokaklara fırlayıp, people are strange söyleyerek vahşi danslar etmek istiyorum.

Dööört) Sefa'nın Birleştirdikleri: Eski Türk filmlerinin "Küçükbey"i, Avrupa dönüşü doğruca evdeki hizmetli dilsiz kıza hallenen konsept adamın, çağımıza yansımasıdır. Haklarında kurduğum akademik cümleleri hakkeden özgeçmişleri, newyork, london ve paris ile doldur; kendileri de ufak boy bir acans, prodüksyon firması felan yönetirler. Evlerinden brunch, crunch, parti eksik olmaz; her tür malzeme akıtılır, bademler bayıltılır. Bunların bi kısmı frankofon, bi kısmı Ankaralıdır. Aralarındaki temel fark; Ankaralıların ocakbaşında, frankofonların balık eşliğinde rakı içmesi, temel ortaklık ise son kerte self goygoycu adamlar olmalarıdır. Evleri jetset club ambiyansında döşenmiş ve duvarlarca ecnebi dergi/kitap/dvd raf çözümleri ile entellektüelizé edilmiştir.






Biterken.... Daha dün akşam Cihangir'deydim; vintaj satan arkadaşlarımı ve doomgünü kızı datayı ziyaret ettim. Yolda çok dobişko kedilere rastladım. Haklarında bunları diyeceğimi bildiğimden, insanlara kaldırıp kafayı bakamadım...



Newer Post Older Post Home

20 vatandaş cevab hakkı kullandı :

zcan said...

enteresan bir şekilde blogunuz sürekli takip ettiğim, yeni yazıları hemen okumak istediğim, güncel bir yayın gibi oldu hayatımda. okudukça öğreniyor, öğrendikçe bilgileniyor, bilgilendikçe şaşırıyorum. takdir etmemek elde değil.

blogu bir haftadan beri takip eden,kıssadan hisseci,tezcanlı genci olarak,deniz insanına ithafen,senin köprünün altından ne sular geçmiş boğaz olsan gerek,kitap gibisin okuyasım,tanrı gibisin tapasım geliyor..:D

öküz said...

karşı tarafın insanları / bu tarafın(anadolu) insanları diye bir ayrım var malum; duymuşsunuzdur.

muhit olarak pek sevsem de; bilhassa taksim, cihangir ve galata insanlarının hep yapmacık ve raydan çıkmış olduklarını düşünmüşümdür. (pis havalı sosyaller, entel kılıklı danteller)

Anonymous said...

erkek erkektir. cihangir de cihangir. Ben cihangirin olan tek şey bilirim; kedileri. onun dışındakiler göçmendir.
hem cihangir adını aldığı oğlan gibi biraz delidir, biraz salaktır biraz melankoliktir. ama kediler akıllıdır.

ALP said...

ben hangi gruba dahil oluyorum, hani bana da yer verecektin yazında?

Nerval said...

Daha sık yazman için rüşvet versek ?

Deniz said...

sen bu yazılanlarda kendinden bişey bulamadıysan, ben baya kötü bi yazarım demektir Alpcim.

Anonymous said...

Cihangir sokak bokları siz yaklaşınca bir kenara kaçıyor, yağmur damlacıkları alçak basınç alanınıza girince zemzem karına dönüşüyor galiba sizin.
Ne gerek var bu love is a battlefield ayaklarına.
Hepimiz sıçıyoruz.

Deniz said...

nervalcim hesapladim, her ay siteye girenler çok deil 50 krş donate etseler, acansta çalışmam, yemem içmem, hatta s.çmam, size yazarım.

s.çmak diyince, evet hepimizin ortak marifetidir kendisi.

amma velakin, nereye s.çtığımızın hiç mi önemi yok?

cihangirde tek başına yaşadığın üzerine bahse girdik. tahminimizin doğru yada yanlış olması bi yana böyle bi tahminde bulunarak hangi kategoriye girdiğimizi merak ediyoruz?

haluk said...

''Bağ bahçede türk sanat musikisi sanatçısı gibi dal koklaya koklaya gezmek'' tespitine bile 5000 kuruş denote edilir :)) Ama yine de acansta çalışmalı, yemeli, defakasyon yapmalısın. Sistemi değiştirdiğin zaman aynı kıvamın tutmama ihtimali var. Az ve öz olabilir :)

Günün şarkısı rus sanat musikisinden olsun: http://www.youtube.com/watch?v=cE7W8q905Q4

Bence 1 model daha lazım buraya:

Bu tip erkekler genelde 4 erkek 96 kız şeklinde gruplar halinde dolaşırlar. Sabah akşam beraber olup, gece de ayrılmazlar. Elbette gecelerini grup halinde değil, çok çeşitli ikili kombinasyonlar yaparak geçirirler. Hepsi de birbiriyle çok iyi arkadaş olduğu için, ortam da olabildiğince rahattır, g.te parmak şeklindedir. Ayrıca bu tip erkeklerin hepsi yazar adı ezberleyip, hergün 8 tane film izleyen film yaratıklarıdır. Aralarındaki kitap-sinema tarzı muhabbetler de, şunu okudun mu? evet okudum çok güzel sen şunu okudun mu? evet okudum baya iyiydi. bunu izledin mi? izledim abi, o yönetmen çok iyidir zaten...şeklinde kabız muhabbetlerdir.

sezyum said...

deniz rizpeeeğk yollasam alır mısın kargodan (grup olan kargoyla yolladım da yalnışlıkla.)

Deniz said...

kargo koray dijitıl albüm yapıyomuş sıyetıldan, gelir gelmez onu anlatmaya başladı.

rispect bizden size bir türküdür sezyumcum, misafirliğe de gelicem, hanıma söyle.

benim eski sanat yönetmeni ortağımın adı cihangir ve ismini ailesinin 50 yıldır yaşadığı semtten alıyor desem böyle blogu okumadan bilmeden habara hey dalmış olur muyum, ilgi çeker miyim, bu sıkıcı ajans sabahlarında benim de bir arkadaşım olur mu?

Anonymous said...

CİHANGİR'DE ÜÇ BUÇUK YIL KALIP KİMSEYLE SEVİŞMEMİŞ OLMAKLA ÖVÜNÜRÜM HEP :) ASEKSÜELİM, EVET.

Anonymous said...

çocuk ne güzel yazmışsın.

Anonymous said...

bunu yazan cihangir kadini nasil birisi?

dssy said...

benim bildiğim kadarıyla (yanılıyor da olabilirim) cihangir kanuninin oğludur ve cihangir camii onun adına miimar sinan tarafından yapılmıştır (ki mimar sinan fatih dönemine rast gelmez). ayrıca fatihin cihangir adında bir oğlu da yok diye biliyorum.

Anonymous said...

sevgili deniz bende cihangir i kanuni nin oğlu olarak biliyorum. kanuni nin hürrem haseki den doğma oğludur. bu arada çok severek okuyorum seni ve daha sık yazmanı diliyorum.