Reklamcılığın Sır Kapısı Aralanıyor

By | 7/01/2010 5 comments

Kristal Elma reklam ödülleri, reklamcılardan başka kimsenin skinde değil. İnci sözlükte bi takım ajitasyonlara giriştim, dedeler küfretmek için bile iplemediler misal. Büyük ihtimal bi referandum yapılsa, halk tercihini "reklama maruz kalmamaktan yana" kullanacak. "Ayyyii reklamı dönmeze ben kıçıma hangi pedi alıcağımı nasıl bilirim?" panik yapmıycak. Havamız kimeyse?

Reklam sektörü de diğerleri gibi, içinde tuhaf insan ilişkileri barındıran bi kölelik cinsi. Hani çok eğlendiğimizi, yaratıcılıktan koptuğumuzu felan düşünüyosanız, sallayın. Yok öyle bi halt. Genelde dünyadan en ii işlerinin toplandığı shots dvd'lerine ve fwa'ya bakıp bakıp, işleri pırılından Türklüğe uyarlıyoruz.


Ne var? Çoğu dizimiz "Uyarlama" değil mi? "Ucuz benzer" değil mi? Çok ii, çok yaratıcı çocuklar da var evet. Lakin nası Newyork'taki borsacıyla benim borsacım bir değilse, aynı miktarda parayla oynamıyorsa, reklamcılıkta da durum işte, 5 kuruşa 5 köfte.
(Gossip Girl çakması "küçük sırlar" dizisi daha jenerikten varoş varoş kokuyor. dur bi ilk bölümü izliim, açıcam ağzımı.)

Veee gelelim törensel hadiselereee.

İzlenimsel...


1 Sektörün tüm kızları topuklu giymiş, epey süse vermişti kendini. Ben 10 cm topuk üstünde, sıradan bir trafik lambasından biraz kısayım. Bu sebeple kalabalıkta çok rahat önümü gördüm, netwörking yaptım. Uzun süredir "topuklu ayakkabı" meselesine bir mantık arıyodum, kalabalıkta onu da buldum inanır mısınız?

2 Sektördeki erkelerin çoğu çirkin. Allahaffet ama öyle. Sanki yaratıcı = goblin (kel + hobbit) gibi denklem var memlekette.
3 Sektörde dostluklar çok sıcak. İnsaların bi kavuşması var, sanırsınız İstanbul Metris olmuş, F tipi acans dolmuş. Kimse bu organizasyon olmasa can dostunu göremiycek. Hayır bi de sanki tüm sene birbirimizin kuyusunu kazmaya çalışmadık, fikrini boklaya boklaya helak olmadık.

4 Bedava şarap kalitesiz olur. Bu dünyanın tüm beleşiçengilleri tarafından bilinen bi gerçek. Neyseki rakı var; sahte değilse her türlü gider annem, ben bunu bilir bunu içerim.

5 "Bana verseler bi seneye kalmaz pırıl pırıl ederim" demiyorum ama, daha ilginç olabilir organizasyon. Yaratıcılığı kutlayan bi gecenin sahnesinde, "Birbirini kalabalıkta bulamayan sunucular" harici bi yaratıcılık olmaması normal diil. Manzara şahane ama.

* Yazları Suada'ya yüzerek çıkmaya çalışan selpak satıcısı çocuklar olduğunu duymak, beni maafetti. Muaffak olanı geri suya mı atıyolar acaba?


Biterken,

Bu senenin "sezon finalleri" hakkında yazmayı çok istedim. İstedim ki Ezel bi estetik daha olup Bihter'e dönüşsün. Mezar başında bi fatiha okuyacağına lavuğun gtü gibi "Behlül kaçar aşkım" halaya duran Behlül'den intikam alsın.

Kısmet diilmiş.

Şaka bi yana, Çeşme'ye henüz çifte cemreler "demet ve serdar" düşmemişti. Aile saadeti yaşadım döndüm. Giderken bu kadar pis bırakmış olamam, naaptınız lan İstanbul'a?

Newer Post Older Post Home

5 vatandaş cevab hakkı kullandı :

Anonymous said...

Güzel yazı kardeş, özet de geçmişsin, şukunu verdim. Ama apartma olayını hepimiz biliyoruz zaten? Televizyonu azıcık Avrupa kanalı çeken herkes Türk reklamcılarına assiktir beyav çekip duruyor zati :) A.R.A.K. mıydı neydi bir ajans var mesela, biz ikinciyiz mikinciyiz... Neyse bildik konu, uzatmiim şimdi. Öpenzi.

İncik

Anonymous said...

Reklamcılık ödülleri neden reklamcılardan başkasının skinde olsun? Napalım yani. Ödüller aldık diye tüm ülkede bayram tadında kutlamalar mı yapalım. Taksime mi çıkalım. Sanki atın portakal çok skinde herkesin ya da altın ayı ya da kelebek ödülleri ya da anasının şeyi. Ajanslara bok atın, işlere bok atın, törenlere bok atın, derneğe bok atın, çalışanlara bok atın, sonra bok atanlara bok atın neden bitemedi sizin kafalar anlamıyorum. Yap babacım sen apartma olmayan işini hani hep apartık işler yapıyoruz ya biz sektörün bokları, siz de yapın, alın ödülünüzü sonra da sahnede yere atın ödülü. Mümkün mü?

Deniz said...

@2 içinden dökülmüş.

kardeş, ben senin aldığın ödüle mi bok attım şimdi, aşkolsun?

@1 dedeler basar diye bekliyoduk kristali? seneye inşalla.

21. yüzyıldayız hala Türk dizilerini izleyen insanlar var
Yukarıdaki adsız arkadaş gerekli cevabı vermiş zaten
Bence blogun adını "Kime attım lan bu boku hatırlamıyorum" şeklinde değiştirmeni tavsiye ederim.
Reklamcılıkla ilgili yorum yapmak, Ezel izleyenlerin çapına kaldıysa vay halimize

SSAY

charles said...

deniz eger buyuk bir bloga. shaip oldugunu bir zevek okumak icin opocuk