Şu Aralar...

By | 8/12/2010 5 comments

Zeki MÜREN - AŞKIN SIRRI BİLİNMEZ !!! (M.S)
Yükleyen mbelemir. - Diğer müzik videolarına göz atın.


Şu aralar biraz asabiyim."Kafan çok güzelmiş tatlım, yeni mi aldın?" sora sora gezmek istiyor canım.

Hiçbişeye vaktim yok. (küçük sırlar'ı pür dikkat izlemek hariç) Hakikatten şaşılacak şey, hep ucu ucuna yetişiyorum ne kadar gtümü topuklasam.

Şu aralar biraz dalgınım. Çaktırmamak için uzaklara dalarken bağırabilme yetisi geliştirdim; bu ilk maddeyi biraz rahatlatıyor nerden baksan.

Sevdiklerimi arayasım geliyor sık sık, aramıyorum. Bazen kendi kendime konuşuyor olabilirim ama bunu komşular duymayacak kadar alçak sesle yapmaya özen gösteriyorum en azından.

Şu aralar gitmeyi hiç düşünmüyorum, çünkü bu bana kalmakta olduğumu hatırlatıyor. Halbuki yerlere göklere sığamazdım; çakıl taşını, hışırtısını, haşeresini, kanatlısını, tüm kuyruklu ve yapraklıları üstelik topyekün, nasıl da çekiyor canım.

Sadece solitaire oynuyorum, allahaffet. Bilgisayar oyunundan hiç anlamamış olabilirim lakin, öğrenci işleri memuresi levılına gelmem şart mıydı?

Şu aralar şeytanın gözünün içine bakmam lazım. Şeytan derken abimden bahsediyor ve sanırım biraz ayıp ediyorum. İngilizce düşününce havalı gelmişti oysa. Abimeyse şeytan demek abartı olur, 2 metrelik bir kaza ihtimali gibi en fazla.

Ekseriyetle kambur yürüyorum, elde mütemadiyen sigara. Hep aynı albümü hatta aynı 2-3 parçayı dinliyorum, baştan sona ve sonra tekrar başa. (görseniz nasıl da havalıyım, kulağımda mp3 pileyırımla)

Şu aralar normalde taktığım şeylerin çöp kadar değeri yok. Takarmış gibi yaptıklarım zaten yalan. Ben yalancıların ilk hecesiyim; kulaktan kulağa oynuyorum, kendimle başlayıp bende son bulan.

Hülasa dostlar ben şu aralar, kara kara düşünürken gördüğünüzde aslen kafamda bin türlü çorap örüyor, kahkahamı duyduğunuzda genelde ebeminkini tersten görüyorum. Bu kadar histerik bi profil çizmem ondan. Hani bazen çıkar ya dün yediğimiz hurmalar, gtüm gtüm tırmalar, hah işte ondan.

Biterken,

Babaocağı Çeşme'de yiğenlerimle oynıycam bikaç gün. Döndüğümde "mühendis adam" başlığı altında, "Fotoğraf makinesi icat edileli 100 yıl oluyor. Resim sanatına ne gerek var?" quoteleriyle bir marka haline gelen abimden bahsetmeyi umuyorum.

görüşürüz İstanbul, görüşeceğiz.

Newer Post Older Post Home

5 vatandaş cevab hakkı kullandı :

audrey said...

bu anlattıkların bana artık ruhum diyecek kadar aşık olmayı abarttığım sevdicekten ayrıldığımda olmuştu, hayırdı :( öle diildir umarım zira çekilir şey değil aşk acısı

LouLou said...

seni böyle görmek garip.

deniz said...

anladım ben onu. ama virüs gibi ortalıkta gezinen bu ruh halinin ekşi ve bir sike benzemeyen yaz mevsiminden kaynaklandığına inanmak istiyorum. aksi takdirde şimdiden delirmişiz, peki ya 50 yaşında halimiz nice olur??

Uçan Tekme said...

garip bir kuştu göynüm lo..mealen..

SED said...

havalardan olsa gerek.
kırmızı göz hastalığı gibi yayıldı bu isveç sendromu.