25 Ekim 2010 Pazartesi

Ya Benim Şortlu Anamın Kamusal Alanı?


Eminim yeterli empatiyi kuramıyorum. Zira çok fazla türbanlı ya da başörtülü tanıdığım yok. Yine bir "allahsızlar" şehri İzmir'de yetişmiş bulunduğumdan, ananemin otobüste takıp vapurda havalandırdığı eşarbından ötesini çok göremedim.

Bu kısmi körlük, 18 yaşında İstanbul'a varışıma kadar sürdü. Barbie'nin Miami kolleksiyonuna paralel derlenmiş dolabımdan bir postal, iki gömlek, bir de yırtık kot kullanabildim bu sevgili megavaroşta.(Anadolu rock stayla sahte deri montu unutmayalım) O ana kadar sahip olduğum kıyafetlerin geri kalanına, bu muhitteki toplum henüz hazır değildi.

13 yıl geçti hala da hazır değil amk; acans kıyafetiyle Kasımpaşa'ya para çekmeye çıkılamıyor mesela. "Manyadım, mayokiniyle gezcem" demiyorum. (onu birazdan diycem) Çalışırken giydiğim etekle Fatih'te gezebilir miyim? İçimdeki Ayşe Arman'ı uyandırdınız .mınakoayım. Ben öyle delice etek de giymem. Tek demek istediğim kahretsin, demokrasi ne güzel şey! Ama herkes aynı demokrasiden tadacak değil mi?

Duyduğum hikayelerden yola çıkarak, evet kimi örtülü analar Cumhuriyet resepsyonlarına, bazıları ordu evlerine ve kimileri de çocuklarının mezuniyet törenlerine alınmadı ülkemde. Taşranın sesi gibi hor görülmüştür de türban. Çirkin çirkin hareketler ama şaşırmazsın, yaparlar. Askılı giydiği için 16 yaşında kızı yolda durdurup, ağlatana kadar sözle taciz eden polisin amcaoğludur yapan da. Bu iş, bu muhitte, biraz acaip yani.


Örtü Meselesine Nesnel Bakış (o "nesnel" çok havalı oldu lan)

Kişinin kendini istediği yerde örtme özgürlüğüne diyecek bişeyim yok. İnsan değil mi ki canı çekiyor, dilerse kendini PVC kaplatsın, pimapen taktırsın. Ruhu öyle huzur bulacaksa da, buyursun örtünsün. Yanlız bişey söyliim, din hakkında çok kısıtlı bilgiye ve mantığın ışığına dayanarak, örtünmenin dini vecibenin ilk beşinde olmadığını tahmin ediyorum.

Burdan tabi örtünün kullanım şekillerine uzanan bir yolculuk başlıyor. Örtü tam olarak neyi, neleri örtmek için kullanılıyor? Sadece saç olamaz, yıka ve çık en nihayetinde, bu kadar adam yıllardır keşfedemedi mi? Şaka bir yana, her kanalda bir numune sinir sahibi türbanlı görmek konuyu anlamamıza yetti. Türbanla istediğiniz memuriyeti yapmak, istediğiniz eğitimi almak niyetindesiniz sevgili bacım. Ben de istediğim mahallede keyif ve güvenle, askılıyla gezmek niyetindeyim. Hepimiz haklıyız üstelik.

Haksız ve pis olanı bir kez daha söyliyeyim; erkekler.

Açık kadın, bu ülkenin kuruluşundan beri azınlık olmuştur. Açık kadını eve aldığınızda mikropları ölsün diye kaynatmanız gerekir ki, bu da tüm besin değerinin kaybedilmesine neden olur. Bu ülkede kapalı kadınların çoğu ağır ev işçisidir ve emin olun devlet baba, onlara SSK ödememekten sonsuza dek mutlu olacaktır.

Bu ülkede kadınları kanunlar korumaz, adamlar korur. Adamlar pipilerinin vermiş olduğu yetkiye dayanarak, kimi zaman seçerek ve eleyerek kadın koruma hakkını saklı tutarlar. Kadınların bu konuda bir söz hakkı bulunmaz. Adamlar o günkü çıkarları, hayat tarzlarıyla felan alakalı olarak, kadınların hangi konuda söz söyleyebilecekleri konusunda mutabık kalırlar.

Şu sıralar "örtünme özgürlüğümüz" konusunda mutabıklar misal. Oysa ben içinden deniz geçen şehirde, değil mayoyla, haşemayla da denize giremiyorum. Bunu normal adletmem gerekiyor. Çünkü aslında kadınların temel ve genel özgürlüğü adamların skinde bile değil. Yani sevgili türbanlı bacım, beni okuduğunu biliyorum, o kaytan bıyıklar, külhan sesler, senin hakkını savunmuyor.

Ne yaptıklarını Allah bilir. Ben konuyu bir anıyla bağlıycam.

Çok küçüğüm, zaman mekan hatıram yok. Yine bir rehber baba, entel anne klasiği, medeniyetler beşiği Anadolu yollarındayız. Annem bir köyün kahvesine girdi oturdu. Çaykolik kendisi, belli saatte çayını içmezse başı tutar. Zaarif bir el hareketiyle çay söylerken, şortlu bacağıyla sandalyeyi itti, ayağını uzattı. Küçüktüm ama çevrenin bakışlarından ürkünç bişey yaptığını hissedemeyecek kadar değil. Güldü;

- Bu köyün kadınları da bu kahvede ayağını uzatıp çayını içtiği gün, işte o gün, özgür bi ülke olacağız.

Biterken,
Şimdi böyle Türkan Saylan styla anlatmış olsam da, mevzubahis anının sonunda büyük ihtimal, babam bizi kahveden acele ve sinirle toplamıştır. CMYK'mız sıfırlı değerlede olsa da, Türküz neticede.
Ve türbanlı bacım sana dönecek olursak, mesele senin türbanla bir yere girememen de değil aslında, mesele hepimizin, her şekilde, her yere girebilmesi.
Hepimiz mazlumder.

24 yorum:

atgotten dedi ki...

örtünmek kadına verilmiş bir özgürlüktür deniz. sosyalleşmeleri için bir araçtır. aynen böyle dedi bi adam. tom cruise filmini çekti bunun "dünyalar savaşı"

atgotten dedi ki...

ayrıca senin ananda orospuymuş kusura bakma ama

Deniz dedi ki...

oha kızım baya öldürmem gerek şimdi seni. yani namus bu, adamı zombi eder.

pisces dedi ki...

böle yazılar beni yenice kaybettiğimiz deniz som'un "üsküdar'da, muhafazakar (!) mahalle baskısına karşı, şarap partileri" misali kordonda bikini partileri yapmaya sevk ediyor...

Gnshksvr dedi ki...

Annenin sözü var ya, bildiğin feminizm motosu olur.

Bu yazını feysbuk olsun tivitır olsun her yerde paylaşmaktan kendimi alamayacağım.

Oath dedi ki...

evet annenin sözünü bende çok beğendim ve paylaşmak istiyorum.Ayrıcaknaktan ben de "allahsızlar" şehri olan İzmirdenim ne demek istediğini çok rahat anlıyorum ve açıkcası ben de askılıyla her yere girebilmek istiyorum biz de böyle bir istekte bulunalım

Ethe dedi ki...

turban taraftari biriyle yaptigim her konusma esitlikten ziyade gelenelere baglaniyor. anladigim kadariyla olay esit olmaktan ziyade normal olmak.

SED dedi ki...

offf her sabah caddenin göbeğindeki ofise işime gelirken yürüdüğüm 2 sokak & o sokağın pipileri berberi olsun, kasabı olsun, otoparkçısı olsun adam kaç zamandır cadde de bi ben mi tuhaf görünüyorumda çayını yudumlarken beni yudumlar gibi bakıosun köpenk diyesim hep içimden taşıyo.. demem o ki ne örtünmeye ne açılmaya hazır değiliz. yoe yoe bunu kaldıramayacağız. daha yolda beni görmeye hazır olmayan ki ben tuhaf bişi değilim yani bildiğin insan proporsiyonları, nası örtüye hazır olsun onu da içine akar gibi süzücek netekim pipiden zoru var!
çok iyi olmuş bu yazı hep kalsın burda!

elixir dedi ki...

uzaktan tanigidim birisi, gecenlerde flort ettigi erkek tarafindan evine zorla girilerek bicak esliginde darp edildi..hadi ben darp diyeyim siz anlayin..
bu herif 2'nci gun alindi, 3'ncu gun serbest..
ne muhtesem bi memleket degil mi..
gercekten utaniyorum haksiz ve pis olan biziz..lanet olsun
emniyet gucleri gercekten guc durumda gergenekon disinda hayatin gercekleriyle yuzlesemiyoruz..

Adsız dedi ki...

Turban dusmani, militan CHP'li aile de, kizlarinin giydigi kiyafetlerin "cok" acik olmasina cok bozuluyor. Sakin turban takma, ama cok da acilma. Mini etek giyebilirsin; ama oturup kalkmana dikkat et. Bizim umurumuzda bile degil, git Avrupa'dayken, yazliktayken istedigini giy, biz cok moderniz; ama sehre inince etraftaki pis pipililer bakar, laf ederler tarzi bir ikiyuzluluk.

Kimse demokrat degil ulkede. Basini ortmek de suc, bikiniyle salinmak da. Kadin olmak suc cunku. Basortusu serbest olsun diye yirtinan dinciler de, basortusu yasaklansin diye cigiran "laik"ler de temelde ayni zihniyeti paylasiyor. Kadinlarin ne giyecegi ve giymeyecegi ustune ahkam kesme, zor kullanma ve hatta yasa yapma hakki oldugunu dusunen esekler surusu bu memleketin erkekleri. Cumhuriyet kadini nutku cekip, evinde bir cay bile yapmayan, bacagi acik kadin gordu mu, okuzun trene baktigi gibi bakan, gogus dekolteli kadini hemen ruspik kategorisine sokan, basi acik esli pek modern esekler. Ben inanmiyorum ki, CHP ile AKP'de temel bir fark var bu konuda. Sadece kadinin nasil davranmasi konusunda cok farkli dusunuyorlar. Ama iki grup da, kadinin kendi istedikleri sekilde davranmasi gerektigine inaniyor. Guzellikle olmazsa zorla.

Deniz dedi ki...

çok güzel demişsiniz sayın adsız.

bu yazıyı ve mottoyu paylaşmak isteyen sevgilim okuyucular, rica etsem dünyalar goygoycusu cüneyt özdemire de yollayabilir mi biri?
ilham kaynağımdır ağıtları, oh bebek. sahi nefise nasıl?

white rabbit in the forest dedi ki...

"Haksız ve pis olanı bir kez daha söyliyeyim; erkekler."

sonuna kadar katılmadan edemeyeceğim güzel kardeşim :)

zizanie dedi ki...

surekli "eziliyoruz" diye aglasan turbanli kadinlar, turbanli olduklari icin degil o pis erkeklerin pis istahlari (sahi var mi oyle bisey gercekten!) yuzunden koyduklari pis kurallara boyun egdikleri icin eziliyorlar. nasil kimsenin neresi gordugumuz umrumuzda degilse, nerelerini gormedigimiz de umrumuzda degil aslinda. bunu neden yaptiklarina takiyoruz. hayatlarini uydurmaca kurallardan bicmemeye basladiklari gun annenizin dedigi gibi hepimiz ozgurlesmeye baslayacagiz.

kim oldugunuzu bilmiyorum, yazinizi tesadufen sozlukte gordum. ama ben de bu postu her yerde yayiyorum. isteginiz uzerine cuneyt ozdemir'e de post ediyorum :)

Deniz dedi ki...

ahahahah, çok maoluun. eliniz deymişken eyüp can radikal'e de yollayıversenize kuzum. belki ben de sokaklardan, yok hayır bloglardan çağlar gider yazarım oralarda.

aradığın yazar benim eyüp can, sana 2 milyon dolar kazandırcam.

Neşe dedi ki...

tam da türbanlı öğrenciler ve güç kavramı, güç algısı üstüne bir araştırma yapma arifesindeyken pek güzel geldi bu metin.. ben foucault'tur, göle'dir, fraser'dır, arat'tır okuyup anlamaya çalışırken sen ne güzel özetlemişsin mevzuuyu:) eyüp can'dan, cüneyt özdemir'den medet umman üzdü beni yalnız: çiğ süt emmiş insanevladı, kendisine rakip olabilecek -hali hazırda kendisinden daha iyi yazan- adamı barındırır mı civarında; ayşe özyılmazel tadında yazman lazım, bu amcaların kapsama alanına girmek için, yalnız korkarım o senin için daha zor olabilir:)

Pink Freud dedi ki...

Haklısın. Mesela madem özgürlük adına türban yasağı kalksın deniyorsa ülkemiz özgürlükler ülkesi olacaksa homoseksüel birlikteliğe de yasal anlamda izin verilsin. Böyle bir yasa tasarısının meclise girme gibi bir durum var mıdır acaba? Üstelik devlet dairelerinde de isteyen açık istediği boyut ve ölçütte giyinemiyor ki. Hep atlanıyor bu.
A bir de bu erkek egosunu şişiren hep kadınlar. Tamam kadınlar bazen duygusal olarak yönlendirilmeye ihtiyaç duyabilir ama bu kadar baskı kurulmaz ki canım.

Parisli Pebbles dedi ki...

Ben de gavur memleket Izmir'de dogmus buyumus ve ardindan daha da gavuru Paris'e yerlesmis biri olarak bu yazini cok begendim. Annen sahiden de iste o efsane Izmir'li kadinlardan. Benim de kendi annemle buna benzer cok anilarim var. Zaten anneannem de Izmir'de gokyuzunden parasutle atlayan ilk kadinlardan biriymis. Boyle cesur ve meydan okuyan kadinlara bayiliyorum. Turkiye'den de bu yuzden gittim zaten, hala ozgurlugun tartisildigi bir yerde ilerlemenin cok yavas olacagini dusundugum icin... (Hos profesyonel olarak cok ilerlemedim ben de amma gecenin 4'unde minicik etegimle evime tek basima donebiliyorum, yorulmuyorum, mutluyum:) )

Adsız dedi ki...

Konuyu eşcinsel evlilikle ilişkilendiren arkadaşa hayran olmamak elde değil gerçekten...

rovanniemi dedi ki...

yazı güzel olmuş gerçekten
takdir ettim.

ipi dedi ki...

Eline sağlık, yazıyı çok beğendim. Genel olarak durumu umutsuz buluyorum çünkü annen gibi davrananlara erkekler kadar kadınlar da tepki veriyor. Hani şu anca birinin kızı , sevgilisi, karısı veya annesi olarak varolabilen transparan yaratıklar var ya işte. Onlar.

Deniz dedi ki...

@ipi, saolasın varolasın.
kimseden medet ummaktan değil, varolanla barışmaktan yanayım.
sen istemez misin ki madem iyi yazıyorum, beni sadece bu bloga ulaşanlar değil daha da fazla insanlar okusun?

ha bi de eyüp can beyler, elif şafak hanımlarla evli biliyorsun. türkiyenin en iyi yazarlarından birini evinde barındıran o kadar da kötü olamaz, ne dersin?

Deniz dedi ki...

@ipi, saolasın varolasın.
kimseden medet ummaktan değil, varolanla barışmaktan yanayım.
sen istemez misin ki madem iyi yazıyorum, beni sadece bu bloga ulaşanlar değil daha da fazla insanlar okusun?

ha bi de eyüp can beyler, elif şafak hanımlarla evli biliyorsun. türkiyenin en iyi yazarlarından birini evinde barındıran o kadar da kötü olamaz, ne dersin?

ipi dedi ki...

Deniz: kimseden medet umduğumdan değil de, kadın dayanışması diye bişey yok, onu söylemek istiyorum. Türbanlı, türbansız kim olursa olsun, kadın sesiyle erkek cümleleri kurup duruyolar.

Bi tecavüz olayından bahsediyoduk mesela, hemen kızın biri "e o kadının da o saatte işi neymiş orda ama???" diye bi yorum yaptı. Demek ki bi kadın belli bi saatten geç dışarı çıkıyosa, mecbur isteyenle beraber olucan yani? Bu mudur. Bi kadın nası böyle salak bi yorum yapabilir ama? Klasik, erkeği haklı çıkarmaya programlanma durumu bana sorarsan.

Eyüp can kim tanımıyorum, pek gündemi takip etmiyorum. :/

aksk34 dedi ki...

Ananı da al git!

:)