Sevgili Başbakanım

By | 6/30/2013 26 comments


Sevgili başbakanım,

Kusuruma bakmayın, başbakanın b'sini büyük yazmadım. Zira son zamanlarda adınızla yazılmak suretiyle baş harfi büyüyen "başbakan" kelimesi, aslen o kadar da özel bir sözcük değildir. Başbakanlık dünya üzerinde binlerce insanın yapageldiği mesleklerden sadece biridir. Ona ekstra bir saygı atfetmek abes olmakla birlikte, iyi yapıldığında, her iş gibi, saygıyı hak edebilir.

Canım başbakanım, konuya izahat ile girmemi af buyurunuz.
Elbette dil bilgisini de, meslek ahlakını da SİZ bilirsiniz. Dil ile ilgili bir açıklama yapılacaksa, onu da SİZ yaparsınız.

Dil demişken, geçende Türkçe olimpiyatlarını izledim başbakanım. Canlısına bakamamıştım, malum o günlerde elimiz biraz doluydu. Annem organizasyonu, sahneyi, ışığı öyle bir övdü ki, açtım yutup belasından izleyiverdim ben de. Gerçekten harika olmuş, gökten Kabe inme sahnesi olağanüstü. Bugün dünyanın en büyük grubu Metallica, böyle bir görsel şölene imza atamıyor.

Tek çekincem başbakanım, Türkçe olimpiyadında çok fazla Türkçe duyamamak oldu. İlk başlarda "Bir Sait Faik, bir Haldun Taner okudular mı?" diye soruyordum, fakat olimpiyadı izleyince, çok çok yanlış geldiğimi anladım. Türkçe'nin en önemli kalemlerinden satırlar ya da dizeler yerine, genelde Arapça dua okumayı tercih etmişler biricik başbakanım. İşte buna azıcık şaşırdım.

Sakın yanlış anlamayın sevgili başbakanım, haşa, kimsenin dua okumasına karşı değilim. Sadece yerinin Türkçe olimpiyadı olmadığını düşünüyorum, nacizane. Lakin biliyorum şimdi bunu söyledim diye çok kızacak, hemen nasıl da "din düşmanı" olduğumu kitlelere kitlelere bağıracaksınız. İşte bundan a-acaip tırsıyorum, inanır mısınız ton ton başbakanım?

Epeydir sizi anlamak için azami bir dikkat ve tevekkül içindeyim başbakanım, lakin noolur yorum buyurun, şunu doğru anlamış mıyım? Bu ülkedeki hemen hemen her şey gibi, tüm inanç sisteminin de teminatı sizsiniz. Bir şeye inanacaksak önce size soruyoruz, başka kimseye itibar etmiyoruz. Başkalarının inançlarına, o başkaları Müslüman (ve mümkünse sünni) olmak kaydıyla saygılıyız. Fakaaat, müslüman olsak bile, şayet sizin üzerinizden, size de biat ederek İslami ihtiyaçlarımızı gidermiyorsak, müslümanlığımızdan da şüpheye düşmekten imtina etmiyoruz.

Kısacası yolu sizden geçmeyen inanç, aslında inançsızlık.
İnançsızlığa zaten ezelden beri, tahammül dahi edemiyoruz.

Ben açıkçası ağzınızdan çıkan her şeye inanıyorum tok sesli başbakanım. Gerçi sadece ilk bir kaç saniye boyunca inanıyorum ama olsun. Lütfen benim inanma şeklimi sorgulamayın. Misal, siz meydanlardan ve televizyonlardan defalarca, "bebekli taze gelini dövdüler" dediğinizde de, "camide içki içtiler" dediğinizde de, ben çok inandım. Derhal galeyana gelerek, balkonda hemen Kemalist yakmaya çalıştım. Kemalist artık nasıl yaşsa, bir türlü tutuşmak bilmedi, siz oradan hesap edin anlayışlı başbakanım.

Sonra tabi, meşhur caminin videoları geldi iknası kuvvetli başbakanım. Gördüğüm kadarıyla camide ortalık can pazarıymış. Milletin kafasını gözünü dikiyorlar, bir takım tıbba aykırı kişiler ilaç kovalıyor filan. Keşke "içki içtiler" yerine, "hap atmışlar" kartına oynasaydınız be başbakanım. "Nefes çekmişler" de olabilirdi, sonuçta o astım ilacı kutularının içinde kim bilir neler var... Biliyor muyuz? Hayır!

İşin kötüsü başbakanım, Kabataş'ta "vahşice dövülüp, sonra üzerine çiş yapılan, bebekli taze gelin" videosu çıkmadı. İfadelerde bahsi geçen ve anlatırken Nagehan Hanım'ı alçılara sürükleyen o "üstü çıplak, elleri deri eldivenli ve saçları bandanalı, 70 kadar saldırgan erkek"i göremedik. O video çıkabilmiş olsaydı başbakanım, korkarım dünyanın en çok tıklanan bizzarre kategorisine tekabül edecekti. Kategori kategori olalı, böyle bir manyaklık görmemiş olacaktı.

Tövbe bu arada başbakanım, asla sanılmasın ki, böyle bir şeyi arzulardım, tıklardım. Lakin  hikaye kurma tarzı olarak, bana "mum söndü oyunu" denilen şeyi hatırlatmasına da engel olamadım. Çok tuhaf ama başbakanım, bazen muhafazakar beyinler, orjinal marjinallerin yapmayı bi kenara koy, aklına bile gelmeyecek çılgınlıkta hikayelere imza atabiliyorlar. Eee, bu da yaratıcılığınızı sorgulayanlara, kapak olsun başbakanım.

***

Biliyorum müstesna başbakanım, size şu aralar çok mektup yazıldı. Ne açık mektuplar, ne sorular, ay neler neler. Kimse de demedi ki, "Bu adam hangi ara hepsini okuyacak? Zaten sürekli bir yerlerde halkla konuşuyor." Son 25 gündür, televizyonu kapasan buzdolabında, onu açsan bu kez mikrodalgada siz vardınız nöronların efendisi başbakanım. İşte tam da bu yüzden, kimse teknolojiyi size öğretmeye kalkmasın! Emin olun, robotlar ilkeli duruşunuza, Binali yol tutuşunuza hayran olmaya devam ediyor.

Elbette sadece Twitter'ı tokatlamak için mermerde alıştırma yapan Binali bakanım kadar, size başka başka, türlü türlü hayran olanlar da var. Gerçekten insan hayret ediyor, gıptalar içinde kalıyor. Hatta inanın yüksek ses ile; "Eeey Nagehan Alçı'ya can veren başbakanım, Yiğit Bulut'u nasıl yarattın?" sorası geliyor. Yaratmak deyince kabiliyeti bol başbakanım, "Siz kendinizden nasıl dünyanın en zengin 8. başbakanını yarattınız 11 yılda? Sonuçta aldığınız maaş belli?" Valla sizinle ve başarılarınızla ilgili detaya indikçe, insan gururdan adeta eriyor.

Ah başbakanım, sizi çok üzdüler. Elleri kırılasıcalar, İstanbul'un her yerinde hakkınızda tuhaf tuhaf şeyler yazmışlar, sağda solda caanım seramikleri, reklam panolarını ve falanları kırmışlar. Edepsizlik, vandallık, gerçekten çok ayıp. Gerçi sizi üzenler arasından ölenler, çok ağır ve hafif yaralanan binler olmuş, e valla oluyo öyle şeyler. Dünyanın neresine giderseniz gidin, nüfusuna orantılı olarak, katildir devletler. E biz butik bir ülke olmadığımıza göre, devletimiz de daha kaliteli, daha Dextervari bir tarz benimseyecek. Bunda şaşılacak bir şey göremiyorum, lobilerin efendisi başbakanım. İşte bu yüzden seramik seramik deyip, kimseye baş sağlığı bile dilememenizi, çok olağan karşıladım.

Açıkçası başbakanım, teminatı bizzat SİZ olan sürece de, özgürlüklere de, kalkan askeri vesaite de, mahkemelere de, hukuka da, demokrasiye de... İnanılmaz inanıyorum. Bazen böyle o kadar inanıyorum ki, anaaa bir bakıyorum, bir anda odanın içini mor ışık hüzmeleri dolduruyor. Tavandan ise ağır ağır ama güleç, SİZ iniyorsunuz parlayarak. O otoriter ama altın kalpli baba sıcaklığınız, odayı kompile dolduruyor. İşte o an, ülkenin, bitkisi, madeni, petrolü, doğasını satmayı bir kalemde geçtim, o inanç anında, benden böbreğimi isteyin veriyim. Üstüme öyle teslimiyetçi bir hal geliyor.

Lakin işte bizim tavan çok yüksek değil, led aydınlatmanın inanılmaz yakıştığı başbakanım. İş bu sebep, bizim hanede göklerden yere ini inivermeniz, 2 bilemedin 3 saniye sürüyor. Siz yere inince tabi, sigaramı kırıp, internetin kablosunu çekip, bana hitaben "Kız mısın, kadın mısın bilemem" diyorsunuz. Neyse ki sesiniz, sokağın köşesinde başlayan AVM inşaatı tarafından yutuluyor. O esnada ülkenin doğusunda yine yeni yeniden, memurlarınız kahramanlık destanı yazıyor.

Saate bakıyorum, 21:00. Evin içini malum, yaz ortası demeden "baba sıcaklığı"nızla ısıtmışsınız hoşaf gibi.
Mecbur balkona çıkıyorum.
Bizde tencere tava yok elbet, tevazunun kalesi başbakanım. Lakin bendeniz vaktiyle davulcuya kaçmış bulunuyorum. Ve fırsattan istifade, üstelik vallahi sırf sanat olsun diye, çıkıp balkonda trampete abanıyorum.

Siz sakın üzerinize alınmayın ama olur mu, benim cici başbakanım...

Biterken,
MELİH BAŞGAN'ı unutmuş değilim sevgili başbakanım. ama aynı anda, bu ufacık yüreğe inanın ikinizin sevgisi birden sığmıyor. yeminle çatlayacak gibi oluyorum.  ha bir de, son zamanlarda parklarda yapılan abuk subuk forumlara, eli bıçak ve silahlı delikanlılar iniyormuş. onların evde zor tutulan yüzde 50 değil, bizzat memurunuz olduğundan haberim yokmuş gibi, gülümsüyorum. Bi fotoğraf çekiverin kahraman başbakanım.
Newer Post Older Post Home

26 vatandaş cevab hakkı kullandı :

Pembe yanaklarindan kokulu kokulu opulesi basbakanini ne guzel anlatmissin, agzin-dilin dert gormesin.

Süpersin Deniz Başgan.Ne güzel yazmışsın yahu!

Anonymous said...

elleriniz dert görmesin süper bir yazı bu defalarca okudum sevgiler Arzu

komikli mi yazsam ciddili mi diyorum ama komiklide sen varsın, parsellemişin pek şahane o yüzden ciddiliden giriyorum.

ciddi ciddi soruyorum bir tane aklı başında sözü geçen yüreği yiyen bir insan evladı yok mudur ki arkadaş sen önce o kadar insan camiye neden sığınmak zorunda kaldı onun cevabını ver diye. neden-sonuç ilişkisi diye diye gözlerimin feri yediğim gazdan daha çok çöktü. arkadaş, çok basit, halk parkta, milyonlar meydanda, polis yok, olay yok. halk meydanda, polis anıtın, akmnin önünde, piyano çalınıyor, müdahale yok, olay yok. halk kadir gecesinde cami turunda (ki inanmayan bir adam olarak inanan arkadaşlarla en sevdiğim ortak paydadan biridir, kadir gecesi cami turu, ki her gün alkol alan bir adam olarak her ne kısmetse o gece alkol almak hiç akluma gelmemiştir) bir tane görüntü yok. siz insanları bırakın insan, vatandaş, halk yerine koymayı bildiğin keriz yerine koyuyorsunuz. sonra biz amacı oluyoruz. aması maması yok, varsa delilin görüntün şahidin açarsın mahkemeyi merak etme o deri eldivenleri başkasına gerek olmadan biz sokarız bir yerlerine. ama röportajı bile buram buram inandırma çabası içinde kımıl kımıl yüzerken benim şüphemden niyetimi sorgulayamazsın arkadaş. sonuçta 34 yıllık insanız, türlü yerlere (ışık evleri dahil) girdik çıktık, elimizin sıkılmadığı nikahlardan, kuran okunan düğünlere geldik geçtik. fatih'te namaza gitmezken aynı işyerinde türbanlı kızlarla ilmihal sohbetlerimizde neden inanmadığımızı dahi insanca anlattık, anlaştık hatta sempatileştik. e çıkış öznesi kendi olunca insanın, bir 70 kişi saldırırken gündüz vakti 7 delikanlı yokmuymuş araya girecek diyi diyiveriyor (zira bu satırların yazarı başbakan ohhh yollarını da kesiştirdim şimdi birbirlerini yesinler diye kazlıçeşme miting yoluyla karaköy vapur yolunu 3. köprü gibi birleştirip de bir takım başka türlü vandallar ana avrat küfürlerle otobüse yönelince, bedeni siper vasıtasıyla araya girmiş, savunmadığım düşüncenin de yanında bizzat canlı bedenle durmanın bir örneğini sergilemiştik inanır buyurursanız)

ben yazmaktan yoruldum, hadi bunlar yalan atmaktan yorulmaz meslekleri bu da, insanlar inanmaktan yorulmadı. ne inançmış arkadaş, başı sonu olmayan marianna çukuru, valla ben de böyle dipsiz kuyu görsem elime geçen kuyruklu yalanı sallarım, zira bu türden yalanların sesi güzide ülkemizde 20 yıl sonra falan geliyor.

bitirirken, yarın o meydana polisler bıktım diye, türbanlılar öldüm, meczuplar delirin lan diye çıksa artık orada olacağım. bizim iyi niyetimizi yalanlarınızla kirletmeyin lan artık (lan etki açısından)

irennem said...

Deniz im, teşpih ve tespitte hata olmamış.. Diline, eline sağlık .))

Unknown said...

Deniz, okuduğum en iyi yazılardan, en iyi betimlemelerden. Kalemine sağlık.

kemalistin 'k' sini gereksiz yere bu kadar büyütmüşsün, mizahı engin denizim.

Anonymous said...

Nagehan'ın ıcıne senı koysak, alien hesabı, ekrana cıktığında bır bır bır sen boyle doktursen hhaaa sevıyom kız senı, bır gun tanısıırz elbet

Anonymous said...

Ay ne tatlı ne olağanüstü başbakanımızmış, sevincim sel oldu akıyor. Teşekkür ederiz bu güzel ve bilgilendirici yazınız için!

:)) valla super olmus! Tebrik ediyorum.hele o sifatlar var ya koptum :))

Sayın ÖZTURHAN,

Aklınız dert görmesin; harika...
Adınızı belirterek facebook sayfama alabilir miyim?
Selamlar.
Mehmet Bayhan
bayhan.mehmet@gmail.com

don - atlet - sigaralar benden, anneyide haftada bir ziyaret ederim gözün arkada kalmasın.

don - atlet - sigara benden, anneyide haftada bir ziyaret ederim gözün arkada kalmasın.

Anonymous said...

Süüüüpper olmuş Deniz! Allah aşkına melihi de yaz nolllur.

Anonymous said...

brav.brav.brav.

katay said...

bayıldım..ayıldığımda başbakan olmuş olsaydınız ne iyi olurdu..

fena değil güzeldi

Sizi zekalılar sizi...!!!

Bukadar sevimsiz bi insan nasil bukadar sevimli anlatilir? Bayilldim

gerçekten çok başarılı bir yazı olmuş

dağııtttın gece gece , ifadesini sevdiğimin kabiliyetlisi . Allahım tıpkı başbakana yaptığı gibi sana da gönlüne göre versin .AMİN

elceğzine sağlık.

Venüs said...

ins cnm ya

okusa da anani da al git dese keske annemi ozledim yanina giderdim bir buyruguyla hasmetlimin

Bu Nedir Ya

bu nedir arkadaşlar

Yorumlar super